Ekrem Çulfa Dr Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Terapistleri
  • Anasayfa
  • https://www.facebook.com/psikolojikdanismanlar
  • http://www.twitter.com/724psikoloji

Evlilik Terapistleri
Destek Hattı : +90 544 724 36 50

Tanışma ve Flört Dönemi
Tanışma ve Flört Dönemi Nedir? Kız ve Erkekler Bu Dönemde Nelere Dikkat Etmeliler.
Söz ve Nişanlılık Dönemi
Söz ve Nişanlılık Döneminde Eş Adaylarının Birbirini tanımaları için neler yapmalılar, Nelere Dikkat etmeliler.
Evlilik ve Ebeveynlik
Evliliğinizi daha sağlıklı yürümesi ve Daha iyi çocuklar yetiştirmek için yardımınıza hazırız.
Aldatma, Boşanma, Ayrılma
Aldatma ve Sonuç olarak Boşanma ve Ayrılma istenmeyen bir durumdur. Bu dönemi daha sağlıklı geçirmenize yardımcı olalım.
AİLE EVLİLİK KOÇU TELEFONU 0505 767 5885
İstanbul, Besiktaş, Nişantaşı, Psikolog
Kadıköy ,Bakırköy, Fatih, Mecidiyekoy
Hava Durumu
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.80906.8363
Euro7.57177.6021
Saat
Takvim
istanbul yaşam koçu 05321583555
kendiminlideriyim@hotmail.com
ÇOCUĞUNUZUN GELECEĞİ ELİNİZDE (2) ÇOCUK EĞİTİMİ
28/03/2015

BAŞARILI ANNE BABA OLMA:

1-Evlilikte uyum

Başarılı anne baba olmanın bazı ön gereklilikleri vardır. Bunların en önemlisi anne ya da baba adaylarının beden ve ruh sağlığı anlamında yeterli olma gerekliliğidir. Çocuklar uyumlu ve güvenli bir aile ortamında kişiliklerini sağlıklı geliştirme olanağı bulurlar. Bu nedenle eşlerin uyumu önem kazanır. Çocuk anne ve babanın birbirine karşı sevgi ve bağlılığını gördükçe ruh sağlığı yerinde bir birey olarak yaşama hazırlanır. Çekişmelerin, kırgınlıkların, kavga ve dayağın sürekli olduğu evlerde çocuklar kalıcı bunalımlara düşebilirler. Elbette ki eşler arasında tartışmalar olacaktır. Bu da hayatın bir gerçeğidir. İki insan ortak yaşamlarını sürtüşmesiz geçiremezler. Önemli olan bu sürtüşmelerin nasıl çözümlendiğidir. Çocuk, çözümleri görerek hayattaki sorunlara iyi hazırlanma fırsatını yakalamış olur. Tartışmaları çocuktan saklamak gereksizdir. Çocuk evde huzursuzluk varsa zaten hemen anlar ve tedirgin olur. Saklı huzursuzluk onu korkutabilir. Çocuk, evde huzursuzluk olduğunu sezdiği halde anne-babanın bir şey yokmuş gibi davranmaları çocuğun onlara olan güvenini sarsar. Eşler arasındaki ilişkinin çocuklar üzerinde kalıcı etkileri vardır. Karı kocanın birbiriyle ilişkisi çocuklara karşı takınılan tavrı etkiler. Örneğin; eşiyle sıcak, sevecen bir yakınlık kuramayan anne, tüm sevgisini çocuğa vererek onunla aşırı derecede bütünleşebileceği gibi, tam tersine öfkeli ve saldırgan bir tavır da geliştirebilir.

 2-Sevgi

Çocuğu sevmek, çocukla bütünleşmek, onunla bazı etkinliklerde beraber olmak ve bir birey olarak onun gerçeklerini anlamaya çalışmaktır. Çocuk kendisiyle birlikte geçirilen zamana eş olarak sevilip sevilmediğini anlar. Çocuk için sevgi temelde birlikte zaman geçirmek anlamına gelmektedir. Çocuk sevilmeden yaşayamaz. O bu sevgiyi yitirmemek için gösterdiği çaba sayesinde zamanla kendi kendini yönetmeyi öğrenir. Çocuğa zamanında yeterince verilmeyen sevgi de çeşitli sosyal ve duygusal nitelikte yaralar açabilir.

 3-Disiplin

Disiplin dediğimizde çocuğa istendik davranış ve alışkanlıkları kazandırmak, kendi kendini denetleme(iç denetim) anlamına gelen ahlak gelişimini sağlamayı kastediyoruz. Bu dıştan gelen bir zorlamayla olmaz. Çocukta, ilk disipline edilmesi gereken konular, okul öncesi dönemde yemek yeme, tuvalet alışkanlığı ve belirli saatte uyuma gibi temel alışkanlıklardır. Etkili bir disiplin oluşturabilmek için özgürlük sınırlarının neler olduğu önceden söylenmelidir. Disiplinin amacı düzenli, tutarlı ve sorumlu davranış alışkanlıkları kazandırmak olmalıdır.

Aşırı hoşgörü ve disiplin eksikliği, çocukta bencillik ve anti-sosyal davranışların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Aşırı otoriter ve baskıcı katı disiplinde de, ana-babaya karşı korku, öfke ile nefret duygularının oluşumuna, çocuğun bağımlı veya isyankar olmasına neden olabilir. Freud’dan hayli etkilenen 68 kuşağının eğitimcileri “Çocuğu serbest bırakın, her istediğini yapsın, hevesi kalmasın, hiç azarlamayın, sadece sevgi verin” diye diye günümüzün serseri ruhlu, sabırsız, sorumsuz ve ahlaksız neslini yetiştirdiler elbirliği ile. Şimdilerde ise daha farklı sesler yükseliyor o taraflardan: “Çocuğa beklentilerinizi ve görevlerini söyleyin, hata yaparsa ceza verin, hatta hafifçe dövebilirsiniz bile.”

0533 373 81 23



494 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

AFGANİSTAN - 12/05/2015
Afganistan İslam Cumhuriyeti, Orta Asya’da yer alan denize sınırı olmayan bir ülke.
KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET - 12/05/2015
Düşüncenin kendini yeniden üretme gücü vardır; insan zihni aralıksız olarak aynı düşünceye maruz kaldığında o düşünce zihni etkisine alır ve onunla bağlantılı diğer bütün düşünceler zihinde baş gösterir.
SABOTAJCINIZI TANIYIN - 18/04/2015
Kendini sabotaj; bireye başarısızlığı dışsallaştırma, başarıyı ise içselleştirme olanağı sağlayan bir eylem veya performans ortamının seçilmesidir.
HAYAT ÇARKINIZ DENGEDE Mİ? - 28/03/2015
Bir an önce, hayat çarkımızın gerçekten dönüp dönmediğini kontrol edip, eğer dönmüyorsa, dönmesini sağlamak için elimizden geleni yapmalıyız.
ÇOCUĞUNUZUN GELECEĞİ ELİNİZDE (5) - 28/03/2015
ÇOCUĞUMUZU NASIL ÖVMELİYİZ
ÇOCUĞUNUZUN GELECEĞİ ELİNİZDE (3) - 28/03/2015
Ödül ve Ceza
DAHA İYİ BİR YAŞAM - 28/03/2015
Hem kendinize, hem de sorumlu olduğunuz kişiler ve çevrenize karşı daha iyi bir yaşam için yeni bir adım atın.
NEDEN ÖNCE BEN? - 28/03/2015
“Eğer ortada bir pasta varsa ve bu pastayı bölüştürmen gerekiyorsa, pastanın yarısını sen al, kalan yarısını diğerlerine bölüştür.”
ÇOCUĞUNUZUN GELECEĞİ ELİNİZDE (1) - 28/03/2015
Yuvalarda her türlü ilgiden ve sevgiden yoksun olarak yetişen çocuklarda büyüdükleri zaman genellikle şu özellikler gözlenmiştir.
 Devamı