Ekrem Çulfa Dr Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Terapistleri
  • Anasayfa
  • https://www.facebook.com/psikolojikdanismanlar
  • https://plus.google.com/u/0/+PsikoterapistYasamKocuistanbul
  • http://www.twitter.com/724psikoloji

Evlilik Terapistleri
Destek Hattı : +90 544 724 36 50

Tanışma ve Flört Dönemi
Tanışma ve Flört Dönemi Nedir? Kız ve Erkekler Bu Dönemde Nelere Dikkat Etmeliler.
Söz ve Nişanlılık Dönemi
Söz ve Nişanlılık Döneminde Eş Adaylarının Birbirini tanımaları için neler yapmalılar, Nelere Dikkat etmeliler.
Evlilik ve Ebeveynlik
Evliliğinizi daha sağlıklı yürümesi ve Daha iyi çocuklar yetiştirmek için yardımınıza hazırız.
Aldatma, Boşanma, Ayrılma
Aldatma ve Sonuç olarak Boşanma ve Ayrılma istenmeyen bir durumdur. Bu dönemi daha sağlıklı geçirmenize yardımcı olalım.
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.46625.4881
Euro6.20386.2287
Saat
Takvim
İSTANBUL YAŞAM KOÇU YÜKSEL KÖKSAL05354336620
yukselkoksal10@gmail.com
UYUMLU İLİŞKİLERDE ANAHTAR KİLİT İLİŞKİSİ
13/01/2018

UYUMLU İLİŞKİLERDE ANAHTAR KİLİT İLİŞKİSİ

Psikoterapik yaklaşımlardan birisi olan Transaksiyonel Analizci Yapıya göre, bir birey, diğer bir bireyle iletişime girerken, iki egonun karşılıklı ilişkisinden bahsedilir.

Bu kuram, Eric Berge tarafından geliştirilmiştir. Berge, Freud'dan çok etkilenmesine rağmen, geliştirdiği kuram psikanalitik kuramdan farklıdır. Transaksiyonel Analiz kuramının diğer insancıl kuramlardan ayrılması, sosyal psikoloji ve bireyle ilgilenmesinden kaynaklanmaktadır. Yaklaşım, kişilik kuramında "çocuk", "anne-baba", "yetişkin" ve "benlik durumları"nı kullanır.

”Öyle zamanlar olur ki, karakterimin değişik parçalarına şaşkınlıkla bakarım. Bir sürü insandan oluşmuşum gibi gelir. Ve o anda olduğum kişinin önde olduğunu bir süre sonra da olduğum kişinin yerini bir başkasına bırakacağını bilirim. Ancak gerçek olan hangisidir? Hepsi mi, yoksa hiçbiri mi?”

SOMERSET MAUGHAM

Bu yazı transaksiyonel analizin temelde ne olduğunu açıklamak ve bu yöntemin günlük hayatta nasıl kullanıldığını dair bir fikir vermek için derlenmiştir.

Normal şartlarda bir birey, başka bir insanla iletişimde değilse tek ego varmış gibi kabul edilir.

Bu yaklaşıma göre birey, başka bir bireyle iletişime girdiğinde ego yapısının farklılaştığı görülür. Günlük hayatta, ailemizin yanında, iş hayatında ve ya aşk ilişkisinin içinde bambaşka insanlarmış gibi hareket eder bulabiliriz kendimizi. Hatta bazen farklı her insanda, farklı bir tarafımız canlanıyormuş gibi hissedebiliriz.

Her insanda ego benlik, 5 yaşından sonra üç şekilde var olmaktadır:

1- Ebeveyn Egosu

2- Yetişkin Egosu

3- Çocuk Egosu

Her birimizin kişilikleri bu üç ego durumundan oluşur, bunları daha da kapsamlı açacak olursak insan ilişkilerinde ki etkisini daha iyi anlayabiliriz.

1)           Ebeveyn ego durumu: Öğrenilmiş yaşam kavramı, (Uyarılar,kurallar,kanunlar )

Ebeveyn ego durumu ailemizden veya bize bakım verenlerden öğrendiğimiz ya da ödünç aldığımız bir dizi düşünce, duygu ve davranıştır. Mantık içermez, adeta bir bant kaydı gibidir. Kendi içinde ikiye ayrılır:

a)           Eleştiren Ebeveyn: Ailemizden öğrendiğimiz önyargılı düşüncelerden ve inançlardan oluşur.

b)           Koruyucu/Kollayıcı Ebeveyn: Bakım veren taraftır. Yumuşak, sevgi dolu, izin verici, destekleyici, güven ve cesaret verici ego durumudur.

Bu ego durumunda hem işimize yarayan hem de yaramayan bilgiler vardır. Önemli olan işe yararları tutup, yaramayanları değiştirmektir.

 

2)           Yetişkin Ego Durumu: Düşünülen kavramlar (Öğrenilenlerin test edilip keşfedilmesi)

Bilgisayar gibidir, bilgi işlem merkezimizdir. Burada ve şimdiye tepki olarak verilen düşünce ve davranış örüntüleridir. Varolan veriyi çok net bir şekilde görür ve problemleri gerçeklere dayanarak çözümler.

3)           Çocuk Ego Durumu: Hissedilen yaşam kavramı, (Duygular )

Çocuklukta var olan duyguların, düşüncelerin, hislerin tekrarlandığı ego durumudur. Bazen bu ego durumu yetişkin hayatlarımızda da ortaya çıkar. Eğer içinde olduğumuz durumun oyun oynamak için güvenliyse eğlenceli olabilir. Aksi takdirde olayları doğru değerlendiremiyebiliriz. Çocuk ego durumu ikiye ayrılır:

a)           Doğal Çocuk: Hislerinde ve davranışlarında spontandır. İçinden geldiği gibi davranır. Oyuncu, otantik ve duygusaldır. Keyif ve eğlenceye düşkündür. Yetişkinle birlikte yaratıcılığın yeridir. Samimi ilişkiler için içimizde ki doğal çocukla iyi bir etkileşim içinde olmamız önemlidir.

b)           Uyumlu Çocuk: Attığı her adımda sanki ebeveynleri onu gözetliyormuş gibi davranır. Verdiği tepkiler doğal değil ebeveynlerinin isteklerine göredir. Kendi isteklerini gerçekleştirmez.

1)           Başkaları ne derse onu yapan evetçi uyumlu çocuk.

2)           Başkaları ne derse isyan eden isyankar çocuk.

Ego Durumlarını Açıklayıcı Bir Örnek:

Küçük bir çocuk kumda oynamaktadır.

Bakım veren ebeveyn: “Hadi bakalım oyna ve eğlen!”

Eleştiren ebeveyn: “Üsütünü başını pisleteceksin.”

Yetişkin: “Bu kum çok ilginç görünüyor. Bir kale yapabilirim.”

Doğal Çocuk: “Wow, kalem ne kadar büyük bir baksana!”

Uyumlu Çocuk : “En iyisi üstümü başımı kirletmeyeyim.”

İsyankar Çocuk: “Kirlenirsem kirleneyim umrumda değil.” (Kafasından aşağı bir kova kumu boşaltırken)

Normal bir insan günlük hayatını ortalama %60-70 oranında yetişkin tipte sürdürür. Geriye kalan kısımda ise, şartlara göre ebeveyn ve çocuk egolarından birini bürünerek yürütür.

BU İLİŞKİLER ANAHTAR KİLİT ŞEKLİNDE ÇALIŞIR.

İşte işin can alıcı kısmı bundan sonra başlıyor.

Sağlıklı insan, "anne baba, çocuk benlik" durumlarını "yetişkin" benlik durumunun denetiminde kullanabilen kimsedir. Yani, özerkliğini kazanmış ve bütünleşmiş benlik durumuna sahip olan kimse ruhsal bakımdan sağlıklıdır. Sağlıklı olan bireyler, her üç benliği duruma göre kullanırlar.

Bizler konuşmalarımızla, mimiklerimizle, ses tonumuzla, davranışlarımızla o anki egomuzu aktive ediyoruz. Bu otomatik olarak işleyen bir mekanizmadır.

Birçok iletişim kazasının ve beceriksizliğinin arkasında UYGUN ANAHTAR KİLİT İLİŞKİSİNİN KURULMAMASI YATMAKTADIR.

Kişi vermek istediği mesajı karşıya doğru egosuyla vermeyi bildiğinde, karşısındakinin doğru egosu harekete geçmekte, anahtar kilit sistemi çalışmakta ve sorunsuz ve uyumlu iletişim kurulabilmektedir.

Evliliklerde, ikisi de başlı başına iyi insanlar oldukları halde, anahtar- kilit denklemini oturtamayıp, mutluluğun kapısını açamayan çiftler çoktur. Çocuğuna yaklaşımında, uygun egosunu aktive edemeyip, bir türlü kendi evladıyla iletişim kuramayan ebeveynler de çoktur maalesef.

İnsan diğerleriyle doğru iletişim kurabilmek için öncelikle, kendisi ile kurduğu iletişimin farkında olmalıdır. Kendisi ile kurduğu pozitif iletişim, diğerleri ile kurduğu iletişimi ve dolayısıyla ileişkileri pozitif etkileyecektir.

Eşi ile, ebeveyn egosu ile iletişime giren bir kadın, eşinin egosu isyankar çocuk ise muhakkak çatışmaya girecektir. En doğru iletişim, iki tarafında yetişkin ego benliğini kullandığı durumda gerçekleşecektir.

Görünen o ki; yaşamın seçenekleri çoğu insanın zannettiğinden çok daha fazladır. Değişik durumlarda farklı seçenekleri kullanabilmek, kişinin daha esnek olabilmesine, iletişiminin zenginleşmesine, belki de daha eğlenceli bir yaşantısının olmasına yol açmaktadır.

İlişkilerimizde, ANAHTAR-KİLİT SİSTEMİNİ HAREKETE GEÇİRMEK İÇİN, ÖNCE KENDİ YAKLAŞIMLARIMIZI BİR FARK EDELİM.

Çiftler arası mutluluğu, aile içi ilişkileri ve huzuru etkileyen en temel konu pozitif olmak ve iletişimdir” diyoruz. İletişim yollarını tıkayan, bizi en yakınlarımızdan uzaklaştıran iletişimsizlik nasıl önlenir, yeni ve işleyen iletişim kanalları nasıl kurulur?

Kendimizi nasıl daha iyi duyururuz?

Karşımızdakini nasıl daha iyi dinleriz?

Birbirimizi nasıl daha iyi anlarız?

Keşkeler yerine bugünü nasıl daha gerçekçi değerlendirir ve yaşarız?

İlişki Koçluğu almak ve Etkili İletişimin sihirli formüllerini kendi üzerinizde etkinleştirmek isteyen dostlar kuantumkoc@hotmail.com adresinden de benimle iletişime geçebilirsiniz.

Randevu için: 5354336620

YÜKSEL KÖKSAL

Aile Danışmanı/Kişisel Gelişim Profesyoneli



Paylaş | | Yorum Yaz
80 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ VE KURTULMA ÖNERİLERİ - 09/03/2019
Toplumda çok fazla önemsenmiyor ama özgüven eksikliği çocuk yaşlarda başlayıp yetişkin dönemde; depresyon ve sosyal fobi gibi rahatsızlıklara yol açabiliyor.
BİLİNÇALTI NEDİR VE NASIL ÇALIŞIR ? BİLİNÇALTIMIZI PROGRAMLAYARAK YAPABİLECEĞİMİZ İNANILMAZ ŞEYLER - 01/03/2019
Bilinçaltı Nedir?
Pedagojide güvenli bağlanma nedir? - 22/02/2019
Çocukların kimliklerini oluşturabilmesi, benliklerini tanıyabilmesi ve karakterini zarara uğratacak tehlikelerden korunabilmesi için en önemli yapı güvenli bağlanma köprüsüdür.
HAYATINIZIN AŞKINI BULAMAMANIZIN ALTINDA YATAN 5 SEBEP - 04/01/2019
Hayatınızın Aşkı Diye Bir Şey Aslında Hiç Yoktur
AYNA HASTALIĞI: DİSMORFOFOBİ - 03/11/2018
Dismorfofobi olarak da bilinen beden dismorfik bozukluğu, dünya çapında sıkça görülen şiddetli bir zihinsel rahatsızlıktır.
HAKİKAT İLE KARŞILAŞMAYA HAZIR MIYIM? - 25/01/2018
Acaba herkes farkındalık sağlayan bir koçluk sürecinden yarar sağlayabilir mi?Şöyle diyelim: Faydalanmak isteyen herkesin işine yarayabilir.Peki, neden birisi faydalanmak istemesin ki?
KİMLER KOÇLUK HİZMETİ ALMALI? - 25/01/2018
Bir koç eşliğinde yürümek nasıl bir şey olurdu? Dengeli, sağlıklı, başarılı ve doyum içinde bir yaşam sürmek isteyen, hedeflerine ulaşmayı amaçlayan herkes, çözüme birlikte yürüyeceği bir yol arkadaşı ile yaşamına istediği yönü verebilir.
DÜŞÜNÜYORUM ÖYLEYSE KORKUYORUM - 25/01/2018
Herkes kaygılı, endişeli, gergin, korkmuş, sinirli veya paniklemiş hissetmenin neye benzediğini deneyimlerinden bilir.
VERİMLİ DERS NASIL ÇALIŞILIR? - 25/01/2018
Etkili çalışmak; zamanı, belirlenmiş amaçlar ve saptanmış incelikler doğrultusunda programlı olarak kullanmaktır. Etkili çalışma programı içinde eğlenmeye, dinlenmeye, aileye, sevdiklerine zaman ayırmaya ve hobilere daima yer vardır.
 Devamı