Ekrem Çulfa Dr Ekrem Çulfa Aile Evlilik Çift Terapistleri
  • Anasayfa
  • https://www.facebook.com/psikolojikdanismanlar
  • http://www.twitter.com/724psikoloji

Evlilik Terapistleri
Destek Hattı : +90 544 724 36 50

Tanışma ve Flört Dönemi
Tanışma ve Flört Dönemi Nedir? Kız ve Erkekler Bu Dönemde Nelere Dikkat Etmeliler.
Söz ve Nişanlılık Dönemi
Söz ve Nişanlılık Döneminde Eş Adaylarının Birbirini tanımaları için neler yapmalılar, Nelere Dikkat etmeliler.
Evlilik ve Ebeveynlik
Evliliğinizi daha sağlıklı yürümesi ve Daha iyi çocuklar yetiştirmek için yardımınıza hazırız.
Aldatma, Boşanma, Ayrılma
Aldatma ve Sonuç olarak Boşanma ve Ayrılma istenmeyen bir durumdur. Bu dönemi daha sağlıklı geçirmenize yardımcı olalım.
AİLE EVLİLİK KOÇU TELEFONU 0505 767 5885
İstanbul, Besiktaş, Nişantaşı, Psikolog
Kadıköy ,Bakırköy, Fatih, Mecidiyekoy
Hava Durumu
Site Haritası
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.33937.3688
Euro8.66508.6997
Saat
Takvim
Aile Bireysel Çift Evlilik Terapisti Çocuk Ergen Pedagogu 0532 158 35 55
8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Türkiye’de Kadınların Sorunları ve Çözümleri Hakkında
06/03/2020
8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Türkiye’de Kadınların Sorunları ve Çözümleri Hakkında
8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, Türkiye’de kadınların iş, aile ve özel hayatı hakkında çarpıcı ve farkındalık sağlayıcı bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istedim. Bu yazımda şu soruların cevaplarına ulaşmaya çalışacağız:
1. Ev işleri paylaşılıyor mu?
2. Eve parayı kim getirmeli?
3. Kadın – Erkek eşitliği hayal mi gerçek mi?
4. Fiziksel şiddetin boyutları nelerdir?
5. En çok kimler şiddet uyguluyor?
6. En çok kimlere şiddet uygulanıyor?
7. Psikolojik şiddet ne boyutlarda?
8. Dijital şiddet ile ilgili araştırmalar ne diyor?
9. Kadınlar psikolojik şiddeti nasıl engelleyeceğini ve böyle bir durumda nereden yardım alacağını biliyor mu?
10. İş hayatındaki kadın sayısı değişmeli mi?
11. Kadınların iş hayatındaki en büyük sorunları nelerdir?
12.  Ve diğer sürpriz konular…

NG Araştırma şirketi kadınlar, erkekler ve toplumla ilgili bir kamuoyu araştırması yaptı. Araştırma Türkiye genelinde, 18 yaş üzeri, farklı sosyo-ekonomik gruplardan 2257 kişinin katılımı ile online araştırma platformu www.benderimki.com üzerinde gerçekleştirildi. 
Toplumumuzla ilgili birbirinden önemli konulara ışık tutulan araştırmanın sonuçları yazının devamında…
 
Ev işleri paylaşılıyor mu?
Geleneksel olarak ev işleri kadına ait olarak görülür. Fakat yakın tarihte kadınların eğitim olanaklarının artması ve iş hayatında daha çok yer almaları, ev işlerinin geleneksel sorumluluğunu nasıl değiştirdi?
Katılımcıların %71’i ev işlerinde sorumluluğun paylaşılması gerektiğini düşünüyor. %27’si ise sorumluluğun kadına ait olduğunu belirtirken, erkeklerin sorumlu olduğunu belirtenlerin oranı sadece %2.
 
Eve parayı kim getirmeli?
Ev işleri sorumluluğu konusunda, bilinç altımıza yerleşen bir genellemenin, toplum üzerinde yavaş yavaş değiştiğini gördük. Ülkemizdeki geleneksel aile yapımız, babayı para kazanan, anneyi de ev işleriyle ilgilenen kişiler olarak ön plana çıkarıyor. Peki, para kazanma sorumluluğunun kime ait olduğuna dair bir değişim var mı?
Katılımcıların %65’i para kazanmanın ortak sorumluluk olması gerektiğini belirtirken, %35’i ise bu sorumluluğun erkeğe ait olduğunu ifade ediyor. Konuya derinlemesine baktığımızda 18-24 yaş arasındaki katılımcıların %75’i para kazanmanın ortak sorumluluk olması gerektiğini belirterek gelecek yıllarda bu konuya bakışın daha da değişeceğinin işaretini veriyor. Hayatın müşterek olduğuna yeni nesil herkesten daha çok inanıyor.
 
Kadın – Erkek eşitliği hayal mi gerçek mi?
Kadın-erkek eşitliği yakın tarihte daha ön plana çıkmış konulardan biridir. Ülkemiz kadınlara oy verme hakkını sağlayan ilk ülkeler arasında yer alıyor. Ama günlük hayatımıza baktığımızda eşitlik lafta mı kalıyor yoksa gerçekten var mı? Ülkemizde anayasanın 10. maddesi gereği kanun önünde kadın ve erkekler eşit haklara sahiptir. Ama katılımcıların günlük hayattaki düşünceleri biraz farklı.
Araştırmaya katılan her 10 kişiden 8’i ülkemizde kadın-erkek eşitliği olmadığını düşünürken, 2’si ise eşit olduklarını düşünüyor. Sadece kadın katılımcıların cevaplarına baktığımızda eşitlik olmadığını düşünenlerin oranı neredeyse her 10 kişiden 9’u.
 
Fiziksel şiddetin boyutları nelerdir?

Gündeme sık yansıyan en üzücü olaylardan biri eşin veya sevgilinin kadına uyguladığı ve cinayete kadar gidebilen fiziksel şiddet. Bu aşamaya gelene kadar kaç kadın uğradığı şiddete sessiz kalıyor? Kaçımız bu tür olayları yaşadık? Bu sorulara araştırma ışık tutuyor.
Araştırmaya katılan her 5 kadından 1’i eşi veya sevgilisi tarafından hayatında en az bir defa fiziksel şiddete uğradığını söyledi. 
Erkeklerdeki oran kadınların yaklaşık 3’te 1’i kadar.
Fiziksel şiddete maruz kalan katılımcılara yaşadığı durumu kısaca anlatmalarını istediğimizde en çok uygulanan fiziksel şiddetin tokat olduğunu görüyoruz. “Ve” kelimesinin oldukça sık kullanılması birden fazla şekilde şiddete maruz kalındığını da gösteriyor. Ayrıca araştırmanın bütününe baktığımızda görüyoruz ki fiziksel şiddetle beraber psikolojik şiddet de oldukça sık uygulanıyor.
Fiziksel şiddete maruz kalan her 10 kişiden yaklaşık 4’ü bunu kimseye söylemiyor. 

Her 10 kişiden yaklaşık 4’ü ise anne, baba ve kardeşi gibi 1.dereceden akrabalarıyla bu durumu paylaşıyor. Aileden sonra en çok paylaşılanlar ise yakın arkadaşlar oluyor. Her 3 kişiden 1’i yakın arkadaşlarıyla bu durumu paylaşıyor.
Fiziksel şiddete maruz kalanların, bunu engellemek için neler yapabileceğini ve nerelerden destek alabileceğini biliyor musun? Araştırmaya katılan her 4 kişiden yaklaşık 3’ü bildiğini belirtti. Bu oran kadınlarda, erkeklere göre biraz daha fazla. Diğer taraftan bu bilgiye sahip olanların oranı, fiziksel şiddete maruz kalmış kişilerde, şiddet görmemiş kişilere göre biraz daha az.
 
Ya Psikolojik şiddet ne boyutlarda?

Genelde psikolojik şiddet bağırıp çağırma, küfür etme, kişiyi yetersiz hissettirme, küçük düşürmeye çalışma gibi olaylarla meydana gelir. Kişinin sevdiği eşyalara zarar vermek ve kişinin istediği şeyleri yapmasını engellemek psikolojik şiddet türleri arasındadır. Özellikle en çok görülen durum kişiyi sürekli başkaları ile kıyaslamaktır.
Psikolojik şiddet farkına varılması zor olan ve kişinin suçlu, kendine güvensiz ve çaresiz hissetmesine neden olan bir şiddet türüdür. Psikolojik şiddete özellikle uzun süre maruz kalan kişilerde stres bozukluğu, bağımlılık ve depresyon gibi etkileri çok uzun seneler devam eden durumlar ortaya çıkabilir. İnsanın ruhsal sağlığını tehlikeye atan psikolojik şiddet, araştırmada çıkan sonuçlara göre fiziksel şiddetten daha fazla uygulanıyor.
Her 3 kişiden 1’i hayatında en az bir defa psikolojik şiddete maruz kaldığını belirtti. Psikolojik şiddet gördüğünü belirten kadınların oranı, erkeklerin 2 katı.
Araştırmanın ortaya çıkardığı bir diğer nokta insanların psikolojik şiddeti günlük yaşamlarında tanımlayamamaları. Psikolojik şiddete uğrayanların %10’u bunu tanımlayamadıkları için yaşadıklarının tam olarak farkında değiller.
Psikolojik şiddet gören kişilerin arasında en yaygın görülen durum, bu konuyu kimseyle paylaşmamaları. Psikolojik şiddet gören her 10 kişiden 4’ü bundan kimseye bahsetmezken yaklaşık olarak 4 kişi de yakın arkadaşlarıyla paylaşıyor. Yaklaşık olarak her 3 kişiden 1’i ise durumu ailesine anlatıyor. Devlet kurumlarına (polis, yargı gibi) konuyu iletme durumu her 25 kişiden 1’inde ve sivil toplum kuruluşlarına iletme de her 100 kişiden 1’inde görülüyor.
Her 10 kişiden 6’sı psikolojik şiddeti nasıl engelleyeceğini ve böyle bir durumda nereden yardım alacağını bilmiyor. Fiziksel şiddete oranla daha çok psikolojik şiddete maruz kalınmasına rağmen, nasıl bir çözüm bulunacağı ve neler yapılabileceği hakkında daha az bilgiye sahip olduğumuz görülüyor.
 
Sen şiddet uyguluyor musun?
 
Şiddet gördün mü yaklaşımı yerine şiddet uyguladın mı dediğimizde ortaya çıkan tablo daha farklı oluyor.
Kadınların %20’si eşinden veya sevgilisinden hayatında en az bir defa fiziksel şiddet gördüğünü belirtirken fiziksel şiddet uyguladığını belirten erkeklerin oranı yalnızca %9.
Erkeklerin %6’sı eşinden veya sevgilisinden hayatında en az bir defa fiziksel şiddet gördüğünü belirtirken, fiziksel şiddet uyguladığını belirten kadınların oranı %8.
Eşine veya sevgiline psikolojik şiddeti sen uyguluyor musun diye baktığımızda karşımıza yine ilginç bir tablo çıkıyor. Kadınların %43’ü hayatında en az bir defa psikolojik şiddet gördüğünü belirtirken, psikolojik şiddet uyguladığını belirten erkeklerin oranı yalnızca %16.
Erkeklerin %22’si eşinden veya sevgilisinden hayatında en az bir defa psikolojik şiddet gördüğünü belirtirken, psikolojik şiddet uyguladığını belirten kadınların oranı %16.
 
İş hayatındaki kadın sayısı değişmeli mi?

Günümüzde kadınların eğitim olanaklarının geçmişe oranla artması ve toplum yapısının değişmesi, iş hayatında yer alan kadınların sayısını ve oranını da arttırdı. Peki gelinen noktada iş hayatına katılan kadınların oranı yeterli görülüyor mu?
Her 4 kişiden 3’ü daha fazla kadının iş hayatına katılması gerektiğini düşünüyor. Her 10 kişiden 1’i ise iş hayatına katılan kadınlarının sayısının azalmasını gerektiğini düşünüyor.
 
Kadınların iş hayatındaki en büyük sorunları nelerdir?

İş hayatının herkes için birçok zorluğu var. Fakat bazı sorunlarla daha çok kadınlar karşılaşıyor.
Her 20 kişiden 9’una göre kadınların iş hayatında yaşadığı en büyük zorluk, işyerindeki temponun yanı sıra ev işlerinin de sorumluluğunu üstlenmesi.
Her 20 kişiden yaklaşık 4’ü iş hayatında kadınların fiziksel tacize maruz kalmalarını 2. en önemli sorun olduğunu belirtti. 3. sırada gelen sorun ise her 20 kişiden 2’sinin belirttiği, erkeklere göre daha fazla psikolojik şiddet görmeleri oldu. Hem erkekler hem de kadınlar bu sorunların sıralamasında hemfikir.


Her anlamda  kadınlarımızın ve erkeklerimizin birlikte mutlu olacağı güzel günlerde görüşmek üzere…


55 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

RIGHT TO BE HAPPY OR HAPPY WITH SOLVING RELATIONSHIP PROBLEMS YOU CHOOSE? - 10/07/2020
RIGHT TO BE HAPPY OR HAPPY WITH SOLVING RELATIONSHIP PROBLEMS YOU CHOOSE? Family Marriage Couple Consultant Ekrem Çulfa explained the damages of heart breaking in order to be right in relationships, and
İLİŞKİ SORUNLARINI ÇÖZERKEN HAKLI OLMAK MI MUTLU OLMAK MI TERCİH EDERSİNİZ? - 10/07/2020
İLİŞKİ SORUNLARINI ÇÖZERKEN HAKLI OLMAK MI MUTLU OLMAK MI TERCİH EDERSİNİZ? Aile Evlilik Çift Danışmanı Ekrem Çulfa, ilişkilerde haklı olabilmek için kalp kırmanın zararlarını anlattı, mutlu olabilmek için bilgiler
PROGRAMIN ADI : AİLE EVLİLİK ÇİFT DANIŞMANLIĞI VE İLİŞKİ KOÇLUĞU - 21/06/2020
PROGRAMIN ADI : AİLE EVLİLİK ÇİFT DANIŞMANLIĞI VE İLİŞKİ KOÇLUĞU PROGRAMIN TANIMI : Kişilerin birbirleriyle, kendileri ve bulundukları kurum arasında, kurumların birbiri ile ilgili iletişim ve davranış tarzlarına bakmaya
PROGRAM NAME: FAMILY MARRIAGE COUPLES CONSULTANCY AND RELATIONSHIP COACHING - 21/06/2020
PROGRAM NAME: FAMILY MARRIAGE COUPLES CONSULTANCY AND RELATIONSHIP COACHING DEFINITION OF THE PROGRAM: It is one of the coaching services that allows people to look at each other's communication and behavior styles among themselves,
Korona, Karantina ve Pandemi Sürecinde Aile Evlilik Çift Terapisine Gidenler Neden Bu Kadar Arttı? - 22/05/2020
Korona, Karantina ve Pandemi Sürecinde Aile Evlilik Çift Terapisine Gidenler Neden Bu Kadar Arttı? Günümüzde terapi kelimesi genellikle mevcut durumu daha iyiye getirme hali için kullanıldığından, çift ve aile evlilik terapisi de
HOW DOES THE KORONA VIRUS AND THE QUARANTINE PROCESS DOUBLE RELATIONSHIPS? - 22/04/2020
HOW DOES THE KORONA VIRUS AND THE QUARANTINE PROCESS DOUBLE RELATIONSHIPS? "We had no problems with my wife before, because my wife is always at home because of coronavirus, our discussions have increased a lot. It seems that we will divorce with
KORONA VİRÜS VE KARANTİNA SÜRECİ ÇİFT İLİŞKİLERİNİ NASIL ETKİLİYOR? - 22/04/2020
KORONA VİRÜS VE KARANTİNA SÜRECİ ÇİFT İLİŞKİLERİNİ NASIL ETKİLİYOR? "Eşimle daha önce bu kadar sorun yaşamıyorduk, eşim koronavirüs nedeniyle sürekli evde olduğundan tartışmalarımız çok arttı. Bu gidişle boşanacağız gibi görünüyor," veya
KISIRLIK TEDAVİSİ GÖREN ÇİFTLER ARASI İLETİŞİM VE UYUM NASIL OLMALIDIR? - 09/04/2020
KISIRLIK TEDAVİSİ GÖREN ÇİFTLER ARASI İLETİŞİM VE UYUM NASIL OLMALIDIR? Kısırlık tedavisi gören çiftlerin çoğu, çocuk sahibi olmak amacıyla görülen tedaviyi hem fiziksel, hem psikolojik, hem duygusal hem de ailevi açıdan büyük özveri gerektiren
Yaşlılık Dönemlerinde Aile Yaşamı ve Sosyal İlişkiler Nasıl Düzenlenmelidir? - 07/04/2020
Yaşlılık Dönemlerinde Aile Yaşamı ve Sosyal İlişkiler Nasıl Düzenlenmelidir? Bir araştırma kayıtlarına göre, 1680 yılında doğan her 19 kişiden sadece 2’ si 65 yaşına geliyorken, tam 300 yıl sonra 1980’de doğan her 19 kişiden 15’i 65 yaşına
 Devamı